1959 Türkiye Şampiyonalarının Hikayesi

– Hocam bizim yarış tarihinde Avrupa Basketbol Şampiyonası da İstanbul’da yapılacak. Radyo ve gazetelerle duyuruluyor. “Hava yağmurlu olursa maçlar aynı gün ve saatlerde Spor ve Sergi Sarayı’nda yapılacak”mış. Bizimki de aynı yerde… Ya yağmur yağarsa?

– Böyle bir şey olmaması gerekli. Biz Sergi Sarayı’nı o tarihte herhangi bir aksaklık olmaması için 3 ay önceden kiraladık. Her türlü işlemlerini yaptırıp parasını ödedik, işte faturası…

– Haklısınız ama duyuruyorlar işte…

– Çok tuhaf… Bize kiralamadan evvel ilgililer ajandayı açıp baktılar. 16 Mayıs için başka kiralayan yoktu. O sayfaya bizi yazmakla işe başladılar.

– Her ne ise… Şimdi siz olacağa bakın…

– Ne yapmalı?

– Sergi Sarayı’nın Müdürü ile konuşmalı…

* * *

 

Daha yarışa 15 gün var. İller yerel yarışlarını yapıp İstanbul’a gelecek olan şampiyonlarını seçiyorlar.

Hemen Sergi Sarayı Müdürüne telefon ediliyor: Telefona hademe cevap veriyor:

– Yok

– Ne zaman gelir?

– Bugün gelmez.

– Yarın?

– Belli olmaz.

– Bulmak için ne yapmalı?

– Biz bilmeyiz.

– Konuşacak yetkili kim var başka?

– Müdür Yardımcısı var ama şimdi yok.

– Yarın gelir mi?

– Belki…

Ertesi gün, daha ertesi gün, günde 3-4 defa aranan müdür veya yardımcısı yok. Nihayet yardımcının her akşam saat 5-6 arasında 5-10 dakika için sergi sarayına uğradığını öğrenen organizatör beşinci gün saat 16.30’da gelip 17.40’a kadar bekledikten sonra yardımcıyla karşılaşıyor.

– 16 Mayıs’ta bizim yarışımız var. Bu tarih için sergi sarayını 3 ay önceden kiralamıştık. Şimdi öğreniyoruz ki hava yağmurlu olursa basketbol maçlarının da aynı yerde yapılacağı duyuruluyor. Bu nasıl olur?

– Olmaması lazım.

– Salon basketbol için o tarihte tutulmuş mu? Tutulmuşsa defterde bizim yarış yazısı görülmemiş mi?

– Basketbol için salonu tutmaya gerek yok ki:

– Neden?

– Basketbol turnuvasını Belediye Başkanı Kemal Aygün düzenliyor. Sergi Sarayı’nın sahibi de belediye…

– Eeeee?

– Aslında salonda tamirat var, o tarihe kadar biteceğine inanmıyorum.

– Bu ne arap saçı böyle?

– İşte böyle…

– Ne yapmalı?

– Fethi beyi bir görün..

– Ne zaman gelir?

– Belli olmaz..

– Gelmişken şu salondaki tamiratın durumunu bir görsek?..

– Buyurun içeri geçin, saha açık, adamlar çalışıyor.

Evet içeride 5-6 işçi çeşitli işler yapıyorlar. Özellikle onarılacak yerlerin boyanışı ve numaralanışı belli başlı iş.

İşçilerin başı organizatörü tanıyor.

– Yine Daktilo yarışı mı var beyim?

– Evet ama sizin işler biterse…

– İsterlerse biz bütün işleri 2 günde bitiririz.

– Bu boyalar çabuk kurur mu?

– Yapılan kısımlar kurudu bile. Sadece numaralanması kaldı o da isterlerse 2 günde biter.

– Bizim yarışa daha 10 gün var.

– Biter inşallah…

Fethi Bey’i bulmanın zorluğunu gören organizatör hemen o akşam Sergi Sarayı Müdürlüğü’ne, Kamulaştırma (Sergi Sarayı’nı kiraya veren makam) Müdürlüğü’ne ve Belediye Başkanına birer yazı yazarak durumun aydınlatılmasını, zaman azaldığı için cevap alınmadığı zaman Sergi Sarayı Daktilo Şampiyonası için tutulmuş bulunduğuna göre bir aksilik çıkarılmayacağı varsayımı ile hareket edileceğini yazıyor. Günler geçiyor, hiçbir cevap yok. Yarışa daha 3 gün var. Cevap yok. Sergi Sarayı’na telefon eden organizatör Fethi Bey’in yardımcısını buluyor:

– Mektubumuzu aldınız mı?

– Evet aldık ama Fethi Bey yok. Ben hiç bir cevap yazamam.

– Fethi Bey’i nerede bulabiliriz.

– Belki maçlarda…

– Mektubu ona iletmenin bir yolu yok mu?

– Gelirse veririz..

– Gelmezse?

– Siz yarış günü gelir yarışınızı yaparsınız.

– Ya yağmur yağarsa?

– Siz burayı 3 ay evvel tuttuğunuza ve basketbol için burası tutulmadığına göre sizin hakkınız olması gerekir. İnşallah yağmur da yağmaz, mesele kalmaz.

– İnşallah…

* * *

 

Organizatör bir yol buluyor:

Basketbol yarışlarının yapıldığı saatlerle yapılmadığı saatleri inceleyince hava yağmurlu da olsa 14:00-18:00 arasında basketbolcuların istirahat halinde oldukları ve esasen Daktilo şampiyonasının da saat 15:00-17:00 arasında yapılacağı, dolayısıyla bir çatışmanın sözkonusu olmayacağı sadece yazı makinelerinin saat 14:00-15:00 arasında sahaya acele yerleştirilmesiyle sorunun çözülebileceği hakikatini görüyor.

Makineleri bu programa göre yerleştirilmesi için düzenliyorlar. Fakat Fethi Bey’i bulup anlaşmak gerek.

Cumhuriyet Gazetesi’nin maçları takip eden spor muhabirleri:

– Bu işi bize bırak ağabey.

Deyip bir maç sırasında Fethi Bey’i bulup konuşuyorlar. Bir aksilik olmadan idare edileceği kendilerine bildiriliyor.

* * *

 

Yarış gününün sabahı:

Saat 08:00’de yazı makinelerini ve masalarını taşıyan ilk kamyon Sergi Sarayı’na geliyor. O saatte organizatör Fethi Bey’in orada, vazifesi başında bulunacağını hiç düşünmemektedir. Fakat bu hakikat… Fethi Bey orada:

– Merhaba üstadım…

– Merhaba.

– Sizi 15 gündür arıyorum. Nihayet bugün bulmam kısmetmiş.

– Evet annem rahatsızdı da…

– Geçmiş olsun. Durumu size anlatmışlar. Anlaşılmış galiba.

– Evet Abdülkadir Bey’le konuştum. Ben esasen sizi Dr. Recep Doksat bey aracılığıyla da çok eskiden tanırdım, size saygım vardır. Fakat bugün burasının basketbolculara tutulduğuna dair kesin emir aldım.

– Yapmayın…

– Evet öyle…

– Peki bir iki maç arasında sahanın boş olduğu saatlerde idare ederiz.

– Bunun için bana emir getirtmeniz lazım.

– Nereden?

– Belediye Başkan Yardmcılarından birinden

– Ya olmaz derlerse?

– Bana sadece telefonu açsınlar yeterli. Onlara olur dedirtirim ben…

– Mümkün mü?

– Size söz veriyorum. Siz Belediye’ye gidin sadece telefonu açtırın yeterli. Gerisini bana bırakın.

– Endişedeyim…

– Ben Recep Bey’i çok severim. Arada Abdülkadir Bey de var. Size ne diyorum… Bir telefon açtırın yeterli. Olumsuz telefon da gelse korkmayız. Yarışınızı bugün burada yapacağım…

Durumu ayrıntısıyla dinleyen ve her seferde bir çatışmaya meydan vermeyeceği sözünü alan Belediye Başkan Yardımcısı telefonu açarak Fethi Bey’e:

– Hava yağmurlu ama maçlar şu anda Mithat Paşa Stadı’nda devam ediyor. Bundan sonraki maçlar senin kapalı salonda yapılsa bile arada 4 saat boş kalacak. 2-3 saate sığdırmaya söz veriyorlar. İdare et de Daktilo Yarışı da arada yapılsın…

Bu telefon konuşmasını duyan organizatör sevinçle Sergi Sarayı’na uçuyor. Fakat ne görsün… Fethi Bey Organizatörü kapıda karşılıyor…

– Bugün siz bu işten vazgeçin beyim?

– Neden? Biraz evvel sizinle konuştu ya…

– Evet, Sergi Sarayına sizi almayacağımı söyledi. Kesin emir verdi..

– Canım araya sığar idare et demedi mi?

Fethi Bey tamamen değişmiş. Sanki başka bir adam. Sesinin tonunu da yükseltiyor:

– Size bilgi vermeye hiçbir mecburiyetim yok… Ben aldığım emri yaparım.

– Yapmayın Fethi Bey, sabah da söz vermiştiniz…

– Ancak Kemal Aygün emrederse sizin yarışınız yapılabilir…

Arkasını dönüp işçilere bağırıyor:

– Kapıların boyasını yapın, elektrikleri sökün ne duruyorsunuz?

Böylece anlaşılıyor ki Fethi Bey’in tek endişesi içerideki bitmemiş işlerin ilgili yüksek makamlarca farkına varılmasıdır. Basketbolculardan ve Daktiloculardan hiç birinin bir yarış yapmamasını böylece sağlayabilirse hiç bir sorunun çıkmayacağını zannetmektedir…

Çok zor durumda olduğunu gören organizatör Belediye Başkanını bulmaktan başka çare kalmadığını anlıyor.

İki Ticaret Lisesi ve bir gazete durumu halletmek için her çareye başvurmaktadırlar. Fakat Belediye Başkanı’nı hatta biraz evvel telefonda kesin emir veren Reis yardımcısını bulmak ne mümkün, toplantıya girmişler…

Nihayet saat 12:00’ye doğru bir ara toplantıdan çıkan Müdür yardımcısı durumu kurtarmak için Fethi Bey’e telefon ederek kesin bir ifade ile durumu çatışmasız idare etmesini emrediyor.

Tekrar bir ümitle Sergi Sarayına koşan organizatörü Fethi Bey’in tanıdığı olan eski bir öğrencisi kapıda karşılayıp:

– Hocam ben de aksiliği duyup yardıma geldim. Fethi Bey benim yanımda telefon aldı, fakat yine de: “Bana idare et diyorlar, böylece her şeyi benim sorumluluğuma bırakıyorlar, ben istersem idare ederim” diyor. Üstüne varmadan idare edin bu adamı.

Bu arada içeride Fethi Bey’in haykıran sesi salonu çınlatmaktadır?

– Siz kim oluyorsunuz? Siz benimle bu şekilde konuşamazsınız. Organizatör gelsin onunla konuşurum.

Böyle bağırdığı kişi Beyoğlu Ticaret Lisesi Öğretmenlerinden olup organizasyonda görevli bulunan ve her türlü aksiliğe göğüs gerip didinen Fethi Bey’i dövmemek için kendisini zor tutan iri yarı bir sporcu gençti.

Yetişen organizatör kavgayı sakinleştiriyor. Fethi Bey:

– Gelin bakalım…

Deyip ikisini de odasına götürüp, meteorolojiye telefonla havanın nasıl olacağını da sorduktan sonra:

– Şimdi artık saha sizin. Böyle yapmaya mecburdum. Sorumluluk meselesi bu…

Gibi birçok açıklama ve gittikçe yumuşamadan sonra organizatörün omuzunu sıvazlayıp:

– Ben size sabah “Bu yarışı yapacağım” dememiş miydim? Siz boşuna telaşlandınız. Bunca senedir sizi tanırım. Arada Recep Doksat Bey var. Abdülkadir Bey var… demez mi?

* * *

 

Saat 13:00’e gelmektedir. Makine ve masaların araya taşınması esnasında kamyonun üçüncü seferini durduran Fethi Bey:

– Bugün yarış yapılmayacak, kamyonu buraya boşaltamazsınız.

Deyip masaları geri göndermiş ve nakliyatı durdurmuştur.

Acele kamyon bulunuyor. Yeniden okullara gidip yüklenip getiriliyor. Canla başla çalışan Beyoğlu Ticaret Lisesi son sınıf öğrencileri bütün aksilikler sonunda 5 saat geciktirilen işi acele yetiştirip arayı kapatıyorlar ve saat 15:00’de başlayacağı önceden duyurulan şampiyonayı tam saat 15.05’de başlatıyorlar…

* * *

 

Arada yarışı sahanın iç kısmından takip etmek isteyen Fethi Bey oturacak bir sandalye bulamayınca hademesine emir veriyor:

– Git şu kadının oturduğu sandalyeyi al bana getir.

Hademe emri aynen uyguluyor. Yanlış bir yere oturduğunu zannedip hemen sandalyesini verip ayakta kalan hanım, Lise ayarında bir Meslek Okulunun müdiresidir.

Fethi Bey’in yanında bulunduğu için olayı hayretle takip eden Cumhuriyet Gazetesi’nin bir muhabiri dayanamıyor:

– Şaştım doğrusu…

– Ne var şaşacak. O kadın kim oluyormuş?

– Bir okul müdiresi fakat öncelikle bir hanım, ya siz?

– Ben de buranın müdürüyüm.

– Affedersiniz yanılmışım. Ben de sizi sadece bir erkek zannetmiştim..

 

1959 Türkiye Daktilografi Şampiyonası Dereceleri

Tecrübeliler Arası Hız Yarışı: (30 dakika)

Marka

Brüt vuruş

Hata

Net vuruş

Dak. Brüt v.

Hata (%)

Dak. Net v.

Kelime

1 Ece Özbayrak Olivetti(E)

16.847

46

14.547

566,5

0,27

484,9

97

2 Erol Alpay Olivetti

13.985

34

12.235

464,5

0,24

407,3

82

3 Gönül Sözer Olivetti

13.779

38

11.879

459,3

0,28

395,9

79

4 Ertum Öcal Olivetti

14.062

55

11.312

468,7

0,39

377,1

75

5 Refik Alpay Olivetti

13.444

67

10.094

448,1

0,50

336,4

67

6 Gönül Yiğit Halda

11.679

37

9.829

389,3

0,32

327,6

65

7 Ziya Ar Optima

10.265

16

9.465

342,2

0,16

315,5

63

8 Halil Işık Olivetti

9.076

17

8.226

302,5

0,19

274,2

55

9 Güngör Öcal Olivetti

11.697

81

7.647

389,9

0,69

254,9

51

10 Çağlayan Göksu Olivetti

8.917

29

7.467

297,2

0,33

248,9

50

Tecrübeliler Arası Hatasız Yazı Yarışması: (10 dakika)

Marka

Brüt vuruş

Hata

Net vuruş

Dak. Brüt v.

Hata (%)

Dak. Net v.

Kelime

1 Ertum Öcal Olivetti

4.027

2

3.027

403

0,49

303

60

2 Ece Özbayrak Olivetti(E)

5.493

5

2.993

549

0,95

299

60

3 Ali Sungurtekin Halda

2.019

2

1.019

202

0,99

102

20

4 İbrahim Kohen Olivetti

753

0

753

75

0

75

15

Gençler Arası Sür’at Yarışması: (15 dakika)

Marka

Brüt vuruş

Hata

Net vuruş

Dak. Brüt v.

Hata (%)

Dak. Net v.

Kelime

1 Refik Alpay Olivetti

6.728

49

4.278

448,5

0,75

285,2

57

2 Gönül Yiğit Halda

5.793

33

4.143

386,2

0,57

276,2

55

3 Halil Işık Olivetti

4.328

5

4.078

288,5

0,12

271,9

54

4 Ziya Ar Optima

5.113

21

4.063

340,8

0,41

270,y9

54

5 Mine Mazman Remington

4.890

20

3.890

326,0

0,41

259,3

52

6 Güngör Öcal Olivetti

5.806

39

3.856

387,1

0,67

257,1

51

7 Nezahat Gönen Optima

4.156

8

3.756

277,1

0,19

250,4

50

8 Güner Bayar Facit

4.180

9

3.370

278,7

0,22

248,7

50

9 Sevim Güneri Hermes

4.607

22

3.507

307,1

0,48

233,8

47

10 Işın Özen Halda

4.780

29

3.330

318,y7

0,61

222,0

44

Gençler Arası Hatasız Yazı Yarışması: (5 dakika)

Marka

Brüt vuruş

Hata

Net vuruş

Dak. Brüt v.

Hata (%)

Dak. Net v.

Kelime

1 Işın Özer Halda

1.552

0

1.552

310

0

310

62

2 Bekir Gürsul Remington

1.361

0

1.361

272

0

272

54

3 Güner Bayar Facit

1.272

0

1.272

254

0

254

51

4 Halil Işık Olivetti

1.238

0

1.238

247

0

247

49

5 Münker Ateşyakan Facit

1.224

1

724

245

0,81

145

29

6 Ali Sungurtekin Halda

1.050

1

550

210

0,95

110

22

7 Cahit Yalman Olivetti

1.041

1

541

208

0,96

108

22